KENDİMDEN NOTLAR

siyah-beyaz-illstrasyon_MorningCha_17_650_650_sanatlibiblog.com_20191005-215551_1
Anormal zamanların arasında dolaştığımı hissediyorum. Yüreğimin sıkışmaları bundan mı bilmiyorum. Bir ceylanın aslandan kaçma içgüdüsüyle gerçeklerden kaçtığımı biliyorum. Kötü zamanların doğaçlama davranışları olsa gerek. Sahi merak ediyorum; insanlar ne zamandır karşı koymakta defalarca zorlandığı duyguların esiri oluyor? Bunlardan bahsederken " Eyvah! Aşık olmuş da içini mi döküyor?" diye aklınızdan geçiriyor olabilirsiniz. Gecenin bu saatinde satırların arasında kaybolan kendimin düşüncelerini yazıya dökmesi alışılageldik bir durum olabilir. Fakat ilk kez yüreğimin sınırlarını çizmekten korkarak yazıyorum bu satırları. Neye dönüştüğümü bilmeden dokunuyorum bilgisayarıma. Daha yeni dinlem...
Devamını Oku
  0 yorum

GARK OLMAK

sine_ayrilik
Gark olduk. Neye? Zamana mı? Zamana zaten batmış durumda yaratılmışız. Gark olmak bir seçimdir. Kader ise bir olgu. Tanrısal. Bize dayatılan değil, bizim için yaratılan. O halde neye gömüldük ki böyle? Çaresizliğe mi gömülüyoruz? Gözümüz hiçbir şey görmüyor. Hiçbir şeyi tadamaz hale geliyoruz. Karanlık, bir küçük kız çocuğu gibi tatlı tatlı gülümsüyor. Çaresizliğe gömülmek bize göre değil. Biliyorum. Çünkü her zaman bir çıkış yolu olduğunu bilenlerdeniz. Olsa olsa çıkmak için sadece cesaret edemiyoruzdur. Ümitsizliğimiz her zaman beyhude. Öfkemiz saman alevi gibi. Sinirimiz ise saniyelerle ölçülecek derecede. Yalnızlığımız ve isteksizliğimiz ise aldatıcı birer histen başka bir şey değil. Bun...
Devamını Oku
  0 yorum

Sevginin Zaferinin Adı : Ekrem Başkan...

ekrem_imamoglu_istanbul_buyuksehir_belediye_baskanligini_ilan_etti_h70922_4eade
Beni bilen bilir. İdeolojilerin ve siyasetin Türkiye'de bir oyuncağa dönmesi ve ülkenin bel kemiği diye tabir edilen Türk millyetçisi ve mütedeyyin partinin hamura dönmesi beni sosyopolitik bütün gelişmelerin dışında bırakmıştı. Kitle hareketlerini ve sosyolojik yapıları iyice öğrenmeye başlayınca kendimi apolitik bir konumlandırmada tutmuştum. Bu duruşuma rağmen şimdi neden siyasi bir yazı oluşturmaya çalışıyorum? Türkiye'de yatak odalarımıza kadar siyasetin girdiğinin bütün bir halk farkındadır. Çünkü sözüm ona evleneceğimiz kişinin siyasi yelpazede keskin olup olmadığına kadar didik didik ederiz. Bu ne demektir? Türkiye'deki apolitik konum dünyadakine benzemez. İlgilenmemekten çok kulak k...
Devamını Oku
  0 yorum

Sartre Bunalımı ve İnstagram

sartre-wannart-900x580
​         Sartre varoluşunun sıkıntılarını romanına aktarırken modern çağda neler olabileceğini acaba aklına getiriyor muydu? Kendini sergilemenin " full hd " mecralarda gösterildiği bir çağda bunalımlarını anlatmak ister miydi diye düşünüyorum. Ya da benim gibi sosyal medya üzerinden felsefe kasmaya çalışıp saçmalar mıydı bilmiyorum.         Midesini bulandıran karışık duygular içerisinde tuhaf laflar ettiğini okumuştum. Descartes gibi varlığı düşünce ile elde etmek yerine hiçliğe düşünce ile ulaşmak istediğini belli ediyor. Görünür olan akıl kavramı ile varoluşsal problemlere dalıyor. Soyut olan akıl ile görünür olmayan her şeyi hiçe iade ediyor. Mid...
Devamını Oku
  0 yorum

KADINLAR VE ERKEKLER NEDEN BÖYLE?

raw_kadinlarin-isigi-hic-sonmesin_406609508
Binlerce yıldır kadınların ve erkeklerin toplum tarafından biçilen rolleri evrimsel süreç ve yaşadıkları kültürlerin zorlu yaşam koşulları içerisinde var olma savaşı yüzünden kesin sınırlarla çizilmişti. Erkekler toplumsal normların koruyucusu, geliştiricisi ve tahrip edicisiydi. Din ve kültür özellikle modern çağımıza girmeden önce bütün bir dünyayı dizayn ediyordu . O yüzden erkekler toplumun kilit noktasında kudretli bir yapı oluşturuyorlardı. Kadınlar ise biyolojilerinin sadece bir noktası olan annelik mefhumuyla sınırlandırılmış, yuvayı yapmakla yükümlü ve daha sonra zaman kalırsa ya da imkan verilirse normları dizayn etmek için toplumsal hayata katılabiliyordu. Evrimsel süreç dedim diy...
Devamını Oku
  0 yorum

TÜRKLER VE BEN

tumblr_oao12g2usp1qd5a15o1_1280
Hep içimden söylemişimdir. Ben bu toplumla uyumlu biri değilim. Alışkanlıklarımız ve yaşayışlarımız çok farklıdır. Ne yaparsam yapayım ; toplumla neredeyse taban tabana zıt şeyler geliştiriyorum. Bu beni aslında rahatsız ediyor. Uyum sağlama yeteneğim köreliyor. Bana bir doğa kanununu hatırlatıyor: "Çevreye en iyi uyum sağlayan bireyler hayatta kalır."  O yüzden bazen kendimi şöyle demekten alıkoyamıyorum : "Acaba yavaş yavaş ölüyor muyum?" Kübra ile konuşurken bu durum kafama dank etti. O yüzden Kübra'ya teşekkür ederim. Aslında bu sonradan dank etme bir Türk özelliği. Neyse az da olsa ortak bir yön olabiliyor. Amacım kesinlikle Türklerin kötü olduğunu, kendimin ise iyi olduğunu söylem...
Devamını Oku
  0 yorum

ZAMAN ALGISI, VAR OLMA VE TABİATIMIZ

zaman3
Einstein, Sartre ve Allah… Başlığın ilk aklıma çağrıştırdıkları şeyler bunlar oldu. Sahi ne zamandır, bir şeyler hakkında yazmıyorum ki? Çok okunma hastalığına kapıldım kapılalı bir şeyler "düşünemez" olmuşum. Konuyu bağlayamama ihtimaline karşılık şurada birkaç kelam etmeden de durmak istemiyorum. Zamanı değiştiren prens Einstein "zamanın bir illüzyondan başka bir şey olmadığı" konusunda dünyaya acayip bir nutuk çekmişti. Esasında eleştirel düşünmeyi ve sorgulamayı kendisine şiar edinmiş bilim bile Newton'un fizik kanunlarını "sorgulamaktan" çekindi. Kabul görülemez bir tavırla bilim dünyasını ayağa kaldırmaya çalıştılar. Sonuç ne oldu peki? Einstein haklıydı. Newton'un söyledikleri evreni ...
Devamını Oku
  0 yorum

TÜRK DEVLET TANRISI

img-vida-despues-muerte1
Devlet kendini topluma "Tanrı" olarak kabul ettirmiş de o yüzden… Oysa devlet – toplum bir bütündür. Biri olmadan diğerinin olması mümkün değildir. Birbirlerine olan üstünlükleri söz konusu değildir. Bunu ne zaman anlayacağız, merak ediyorum. Bu sıralar kendi kabuğuma çekildiğimden ülkenin ve toplumun ahvalini unutur olmuşum. Birey olarak kendine önem verdiğiniz zamanlar işte böyle sosyolojik olaylardan uzaklaşabiliyormuşuz. Türk milletinin bir mensubu olarak bu durumun millet genelinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Neden bir denge unsurumuz yok ve neden bir profesyonel olamıyoruz? Birey olarak çıkarlarını düşünmek bir yandan insanı kendi alanında geliştirmesini sağlarken bir yandan to...
Devamını Oku

Telif Hakkı

© İbrahim Kürşad Acar @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

NEW OTTOMAN EMPİRE ( WOOOOW!)

NEW OTTOMAN EMPİRE ( WOOOOW!)
Siyasal İslam'ın 21.yy'da Türkiye'de yeni bir gözbebeği oldu. Aslında gözbebeğinden daha doğru bir ifade söylemek gerekirse yavrusu oldu. Bunun adına büyüklerimiz Yeni Osmanlıcılık diyorlar. Osmanlı'nın gücü üzerinden siyaset yapılıyor ve özellikle muhafazakar sağ seçmenin gururunu okşayan bir sürü argüman sunuyorlar.Tamam sunsunlar. Demokratik günlerimizi zorlukla yaşadığımız şu çağda bile böyle bir siyaset bir miktar "hoşgörülebilir." Peki bu yeni akımın, popülaritenin ya da görüşün ( adlandırmakta zorlanıyorum. İçi çok boş bir şekilde sunuluyor) 16 Nisan'la ne ilgisi olabilir? Daha da geniş bir pencereden bakmak istersek başkanlık sistemi teklifinin neden halkta bir karşılığı var ? Bugün ...
Devamını Oku
  0 yorum

TÜRK ÖĞRETMENİ NEREDE?

TÜRK ÖĞRETMENİ NEREDE?

​Batıda öğretmen sistemlerin bir çarkı. Zorunlu eğitimin birer parçası. İskandinav ülkeleri dışında eğitimi bambaşka bir yere taşımak isteyen ülke Batı'da artık yok. Gerçi bu halleriyle bile bizden çok iyiler. Fakat batı süslü dünyasını bozalı çok fazla oldu.

​Doğuda öğretmen ise geçmişte bir mütefekkirdi. Yani derinlemesine düşünen kişi. Özyaşam ilkesi arayan, öğrenirken yanan ve öğretirken kavrulan. Geçmiş dediğim ise bilimin doğuda olduğu zamanlar. Yani bir avuç öğretmenin olduğu zamanlar... Şu an doğuda öğretmen bir kambur.Zaman zaman kıyma makinesine dönüşen bir canavar.

Devamını Oku
  0 yorum