tahtapod.com | Blog

Millet Meclisinin Kapısında

mecliskapisinda
​ Bu kapının hikayesi oldukça fazladır. Yüzlerce heyacana, kahramanlığa, sevince ve mucizevi hayallere açılır. Bu kapı inançların, mefkürelerin ve ideallerin aralandığı bir yerdedir. Gün batımını andırır bazı bazı. Camilerden yükselen ezanları dinletir size. İçeriye attığınız her adım aslında yıllara atılmıştır burada. Girdiğiniz her oda mazinizi anımsatır ve atalarınızın kaderini belirleyen imzaların resmedildiği yerlerde adımlarınız kalır. Bir oda bir başka odaya sürükler sizi ve gördükleriniz o okul kitaplarına sığdırılan iki satırlık cümlelerin ötesinde bir yaşantıdır. Daktilolarda kalmış izler. Fincanlarda kalmış hikayeler. Ve duvarlarda asılı kalmış fırça izleri. Başına al ba...
Devamını Oku
  0 yorum

ANALAR MÜTEMADİYEN AĞLAR

AnalarMutedadiyen

ANALIK, DİNMEYEN GÖZYAŞI VE ANNELER GÜNÜ 

Bu yazıyı, oğlumun bir haftalık olduğu günün ertesi sabahı 07.30'da yazmaya başladım. O da günlerdir uykusuz kalmama rağmen uyumam gereken ilk fırsatta bilgisayar başına geçerek. Sonra da gelişmelere göre ilerleyen aylarda devam ettim. Biraz uzun ama sizi temin ederim sıkılmayacaksınız.

Doktor kontrolünde henüz 5 haftalıktı benim yavrum. Kesin olduğunu öğrendiğim vakit, işte ilk orada ağladım. Ultrasonda kendisi ile tanıştığımda yanaklarımdan süzüldü yaşlar. Kuvvetli alerji rahatsızlığım olduğu için her gün düzenli olarak ilaç kullanıyordum. Mutluluk gözyaşı yerini korkudan ağlamaya bıraktı. Kullandığım ilaç C grubu denilen grupta yer alan bir ilaçmış. Hayvanlar üzerinde denenmiş fakat insanlar üzerinde teste tabi tutulmamış ilaçlardanmış. O hastanenin bahçesinde içim çıkana kadar ağlamıştım. Ya bebek düşerse ya evladım hastalıklı doğarsa benim yüzümdeeennn :'( diye feryat ettim. Gelişim sürecini takip edip, her şeyin yoluna girdiğini öğrenene kadar boş bulduğum her an ağladım.

Devamını Oku
  0 yorum

Bağlama

​kendi derinliğine yürürken
eskiyen dudağında
kesilmiş hesaplar durur
dizlerin bağı çözülür ansızın
kime varırsa varsın
göz bebeğin
uzaktaki umut artık
küçük bir karartı adım

Devamını Oku
  0 yorum

SESİN FİRUZAN SESİN

sesinfirusansesin

Mayıs ılık bir esinti ile gelmişti ve ipiltili sabahında güvercinler şakıyordu. Kent, iki mevsimdir vazifesinden kaçınan güneşi yine de bir azizi karşılar gibi karşılamıştı. Evlerin temizlik telaşı bitmiş ve göğe aralanan pencerelerinden çiçek kokuları yayılıyordu.

Tahta panjurlu evde bir değişiklik yoktu. Yıllar yılı aralanmamış beyaz perdesi artık haki renge çalıyordu. Bu kirli perdenin ardında, Fikret adlı bir ihtiyar, yalnız başına yaşardı.

Panjurun kenarından sızan iyot kokusuyla uyandı. Sahil kentinin yerlisi olmasına rağmen bu kokuya alışamamıştı. Her sabah boğazı gıcıklanır, öksürerek yataktan kalkardı. Bu kez de öyle olmuştu. Öksürerek yataktan çıktı, banyoya geçti. 

Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum

Nisan Güzellemesi

bahar_20190407-204016_1

Yine nisan gelecek 
Yine içimde tarifsiz bir mevsim 
Dört yandan ilk sevmelerin çıldırtan kokusu 
Saçlarımla oynayacak yine rüzgar 
Yine nisan gelecek 

Devamını Oku
  0 yorum

Her Yanım

​Lisede son sınıf olmak hem korkutucu hem de kalp burkan bir olay aslında. Her gün bu nefret ederek giydiğimiz beyaz gömleğe, lacivert eteğe, lacivert kravata, lacivert cekete ve sade siyah ile çamurun birbirini tamamladığı ayakkabıları giyemediğimize üzüleceğiz. Çoğu insanın canı yanmıyor, hepsi gülüyor bazen bir iki yaş görünüyor o da sınav stresinden çünkü farkında değiller. Korkunç bir duygu sardı vücudumu, aylardır durmuyor. S anırsam artık "liseli" olarak görülmeyeceğimiz için bu üzüntüm üstüne bir de tek arkadaşım Sibel ile ayrılacağım yetmezmiş gibi... Herkes başka yere sürükleniyor, sınavlar birbirimize düşürüyor, sırlar ortaya çıkıyor, kin dolu sözler yüzlere çarpılıyor.&...
Devamını Oku
  0 yorum

DOĞACAKTIR GÜN BİZE

Olayları masaya birer birer yatırıp,
Uzun uzun düşündüm yine gece oturup.
Kendimi de payladım, çuvaldızı batırıp...
Zemheriler geçince çıkacağız bak düze.
Üzülmeyin be gardaş, doğacaktır gün bize!

Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum

Demlenmek I

Bu sevda uğruna kırk yılı aşkın,
Pişerek demlendim, sırrım bu benim,
Zehir bile olsa badesi aşkın,
İçerek demlendim, sırrım bu benim.

Devamını Oku
  0 yorum

Duvardaki Resim

perdesini açarken ellerin sesi
toplayıp bütün geçmişi gidiyor sabah
saymadım
kaç zerrem ziyan
bu duygularla şimdi sana
şarkı söylemek isterdim inan

Devamını Oku
  0 yorum

Bir Türkü Söylesek

​İlyas Öztürk ağabey'e...

Duyup özlemi İstanbul'dan, Gence'den; 

Bir türkü söylesek, bir türkü söylesek... 
Kim bilirmiş ki kısmetini önceden, 
Bir türlü söylesek, bir türlü söylesek...

Devamını Oku

Telif Hakkı

© Nazmi Sancar Yıldırım

  0 yorum