tahtapod.com | Blog

SAAT 13.59

Zenginlerin çocukları başka oynar bu sokaklarda! Katrilyonlarca servete aşina siyasilerin villaları cilalıdır buralarda! Başını eğsen, görmeyeceğim desen de yemin etsen de gözüne sokulur, yeminini bozar kardeşim. Milletin a.'sına koyacağını söyleyen müteahhidin çuvallara sığmayan paraları yoksulun dilini epey yorar. Çalınan çimento, kum, demirin dili olsa da konuşsa! Çürük kolonlar karton gibi yırtılır, deyiverse. Ayakta dururken değil, yırtılırken hafiftirler; ama fakirin üzerine çökünce domuz leşine döner, eşek ölüsünün bile üstüne çıkarlar kardeşim! Belediyesi çalıyor, bürokratı yutuyor, ekonomisti yalan söylüyor; yazarı çizeri kurnaz cümlelerin varsıl büyüsüyle milleti avlıyor. Her şeyin...
Devamını Oku
  0 yorum

ASRIN DEDEM KORKUT'U

Ozan Arif'in ardından… (Fotoğraf: 4 Nisan 2017)

Devamını Oku
  0 yorum

Denden

tarih teşekkürden ibarettir sevgili
bugün bitti
herkes kendi idam sehpasını devirdi gözlerinde
diyeceği çoktu şairlerin oysa
dudaklarında kaldı kara tüllü sözleri

Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum

BENİ TARİF NOKSANDIR (AŞK)

1

Beni tarif noksandır tanıma yetmez lügat
İsmimin esrarında mana içre mana var.
Lisan çaresiz bana acizdir edebiyat
Âlemlere açılır benimle tüm kapılar
Beni tarif noksandır tanıma yetmez lügat.

Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum

OZAN ARİF’İ UĞURLARKEN

​ Tarihe bir not düşmek adına bu yazıyı kaleme alıyorum… 13 Şubat 2019 sabahı, saat 04:50 sularında vefat haberini aldığımız Ozan Arif bizi ilk ve son kez üzdü. Oğlu Mehmet Alp ağabey, Ozan Arif'in resmî sosyal medya hesabından acı haberi duyurdu. Sabah görür görmez şaşkınlık ve üzüntüyle iletinin altına yazdığım cümle "ne diyorsun sen ağabey?" oldu. Cenaze Samsun'da 16 Şubat 2019 Cumartesi ve öğle namazına müteakip… Onüç Şubat günüydü, kara haber tez geldi, Gözden yaşlar döküldü, her bir işe vaz geldi, Yadigârdır sözlerin, yetim kalan saz geldi… Ardın sıra bıraktın gözü yaşlı gözleri, Asrın Dedem Korkut'u hüzne boğdun bizleri. (*1) Tanrı'nın takdiri! Diyecek hiçbir sözümüz yok. Üstümüzde de...
Devamını Oku
  0 yorum

İnanmak

inanmak ayaklarımdaki kalmışlığa

Devamını Oku
  0 yorum

NOSTALJİ DUYGUSU ÜZERİNE

Nostalji duygusu üzerine düşündüğüm konulardan bir tanesidir. İnsanlar neden geçmişlerindeki anılara sempati beslerler? Neden eskilerden gelen müzikler içimizde garip duygular yaratır? Çocukluğumuza, gençliğimize ilişkin bir nesne bizi eskilere götürür, ama bu yolculuk mutlu / huzurlu bir yolculuktur. Bu mutluluğun / huzurun kaynağı nedir? Bu zamana kadar nostalji duygusunu Schopenhauer'dan esinlendiğim şöyle bir teoriyle izah ediyordum: İnsan süjesi / anlamlandıran ben, kendinden-şey bir varlık olarak, bugündedir. Benliğimiz şu andadır, anı yaşar. Geçmişe dönüp baktığımızda algılayan bende gerçekleşen eylem, zihne depo edilmiş bir takım verilerin algılayan ben tarafından algılanmasıdır. Şöy...
Devamını Oku
  0 yorum

​HAYATTA KALMAYI MI ÖLMEYİ Mİ TERCİH EDERSİNİZ?

Kartallar, kuş türleri içinde  en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için,  40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadırlar. Kartalların yaşı 40′a vardığında  pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını  kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzar ve göğüsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır  ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır.Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. Dolayısıyla kartal burada iki seçimden  birini yapmak zorundadır; Ya ölümü seçecektir. Ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yeniden doğuş süreci, 150 gü...
Devamını Oku
  0 yorum

Ömür

Öyle bir hâldir ki durur bedenimde
Ne yana yönelsem elimde kalır
Kahreyler her bir cümleyi dilimde
Senden geçer ve beni benden alır

Devamını Oku

Telif Hakkı

© Nazmi Sancar Yıldırım

  0 yorum

SIR DUVARI

Bakmayın siz neşeli, kedersiz durduğuma,
Dertlerim arkasında saklı sır duvarının.
Şiirlerle söyleşip hayaller kurduğuma,
Ne bugünün tadı var, ne umudu yarının.

Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum