tahtapod.com | Blog

Ahududu Sıhhâtleri

82A94719-1059-4653-9272-C016AB6760D2

Sağ kulağımdan girenler göz yaşıma dönüştü hep. Susulacak yerleri bildim ve çalıştım. Kendimi bir kadın olarak değil, insan olarak bile göremez oldum. Büyüdüm fakat hislerim bana yoldaş olmadı, iki kız çocuğum için bu hayattan zevk alıyorum ara sıra, bu yüzden haftanın 7 günü çalışıyorum. Ellerimde oje yok, yüzlerimde lekeler dolanıyor, aldığım kilolar ve ağrıyan uzuvlarım eşlik ediyor direncime. 38 yaşındayım, dökülüyorum ince birikimler gibi.

Devamını Oku
  0 yorum

DOĞRULUK

"Doğruluk, güçlünün işine gelendir.” Bu kişinin bahsettiği güçlüler sınıfı. Yani yönetenler sınıfıdır.  Kendi işlerine gelen hükümler verip, halktan kendilerine itaat etmelerini isteyenler yani. Onlar için gereken ise halkın itaat edip o hükümleri doğru saymalardır." Sokrates doğruluk denilince böyle düşünüyor.  Peki, eğer yönetenler gaflete düşerse ne olacak? Doğrular mı değişecek yoksa yöneticilerle beraber toplum olarak gaflet uykusuna mı yatacağız? Doğruluk kavramını alıp sadece kendi siyasi duruşunuza indigerseniz çıkan sonuca da katlanmak zorunda kalırsınız. Nereden çıktı bu doğruluk hikayesi diye mi düşünüyorsunuz? Haklısınız aslında böyle düşünmekte. Yalnız çevrenize iyi ba...
Devamını Oku
  0 yorum

BİR LEVHA , İSLAM GERÇEKLERİ VE KONYA AHDE VEFANIN YAŞADIKLARI

levha

Konya Ahde Vefa bir sohbet düzenliyor hoşgörü şehri Mevlana'nın torunları bu sohbet için bir yer tahsis etmiyor anlaşma yapılan mekanlar uydurma sebepler ile iptal ediliyor. Niçin mi? Konferansı verecek hoca kendileri gibi düşünmüyor tek sebep bu...

Bugün Müslüman Türk için kutsal olan ne?

Kur'an mı Sünnet mi Hadis mi yoksa Emevi zihniyeti mi?

Kur'an'ın anlamını bilmeden din sahibi olmak ne kadar tehlikeli değil mi?

Sin günlerde Konya Ahde Vefa derneğimizin yaşadığı konferans yeri konusunu okuyunca aklıma bu hikaye geldi. 

Devamını Oku
  0 yorum

Çal Gitsin

​​"Kendi ruhuna tekrar dönmenin yolu kelimelerdir."

Devamını Oku
  0 yorum

O Uslanmaz Çocuk

Yıllar geçip gitse yorgun, 
O uslanmaz çocuğum ben. 
Geçen ömrüm olsa dargın, 
O uslanmaz çocuğum ben. 

Devamını Oku

Telif Hakkı

© Nazmi Sancar Yıldırım

  0 yorum

O Arif'ti, Siz Kimsiniz

Ey! Arif'e vefasızlık edenler,
O, ehl-i vatandı, ya siz kimsiniz,
Utanmadan kan davası güdenler,
O ter akıtandı, ya siz kimsiniz.

Devamını Oku
  0 yorum

İşte öyle içimde tuttuklarımı salasım geldi.

​3 yıl aradan sonra ilk defa yazasım geldi. İnsanın içi dolar dolar ve o dolduklarını tutar sonra salar ya... İşte öyle içimde tuttuklarımı salasım geldi.

Bir Ölüm... Bir Cenaze... Bana o kadar şeyler öğretti ki...

İçimde biriken yaşlar gözümden dökülemese de şimdi klavyenin ucuna dökülecek belki de. Ne kadar uzak olsan da gerçekten Baba Yarısı diye bir duygu varmış. İşte bunu öğrendim. Mesafelerin kan bağını koparamayacak kadar güçlü olduğunu öğrendim.

Siz hiç boş bomboş bir hayat yaşadığınızı düşündüğünüz oldu mu? Benim olurdu ara ara... Bu dünyaya hiç bir şey bırakamadan gitmek. İsminin bir gün bir yerlerde kaybolması. Mezarının başında olur da denk gelirse belki biri bir Fatiha okur gibisinden... '

Devamını Oku
  0 yorum

KALP GÖZÜ İLE GÖRMEK

Adamın biri, ilk defa gittiği küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa:  – Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler.  Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:  – Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.  Adam, çocuğun da yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez. Çocuk:  -Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş. Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten. – İyi ama, demiş adam, bunların parktan değil de tek...
Devamını Oku
  0 yorum

SIR DUVARI

Bakmayın siz neşeli, kedersiz durduğuma,
Dertlerim arkasında saklı sır duvarının.
Şiirlerle söyleşip hayaller kurduğuma,
Ne bugünün tadı var, ne umudu yarının.

Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum

"Şol Yel esip Geçmiş Gibi"

Yatağa sığmıyor artık bu nehir, Kabuğunu kıran rüyayı gördü. Bahaettin Karakoç ​ "Gelimli gidimli dünya" bu. Geldik gideceğiz. Dünyaya gönderilişimiz rasgele değildir. Boşluğa atılmış gibi görünen bir meteor da, binbir cihazla donatılmış insan da bir büyük orkestrasyona bağlıdır. Bunun farkında olan ve ona göre davranan kurtulur.Dinî düşünce dışında objektif realite de böyledir. Bizim tasavvuf ehli onun için " dâimî teyakkuz "dan, uyanık bulunmanın kurtarıcılığından bahseder. Şüphe yok ki hayatımız verilmiş bir sermayedir. Onu nasıl harcadığımız, nasıl değerlendirdiğimiz kıymetimizi belirler.Yaşamayı bir değer haline getiren dikkatimiz ve ilkelerimizdir. Ve ömrün yekûnü gidişimizde alınır. B...
Devamını Oku
  0 yorum