tahtapod.com | Blog

​EĞİTİM SİSTEMİ VE GELECEĞİMİZ

​EĞİTİM SİSTEMİ VE GELECEĞİMİZ "Milli Eğitim Bakanlığı tarafından  açıklanan sonuçlarına göre, 8. sınıf düzeyinde: - Öğrencilerin yüzde 16.4’ü matematikte dört işlem sorularını çözemiyor, basit hesaplamalar yapamıyor. - Türkçe’de ise öğrencilerin yüzde 66.1’i orta düzey ve altında. Bu öğrenciler deyimleri, atasözlerini, hiciv ve nüktelerdeki mesajları anlayamıyor. - Fen bilimlerinde öğrencilerin yüzde 86’sı, sosyal bilimlerde yüzde 65.3’ü orta ve alt düzeyde. Yüzde 39. 8’i vücuttaki organların görevini bilmiyor, iki farklı olay arasında bağ kuramıyor…" Toplumsal travmanın başladığı nokta: Eğitim. İçine etmeyi başardığımız kurum: Eğitim. Her gelenin kafasına göre sistem getirdiği adres: ...
Devamını Oku
  0 yorum

YAZ DOSTUM: YAZMANIN FAYDALARI

​ Gönül isterdi ki bu yazıyı deneyimli, donanımlı bir usta yazar olarak yazayım fakat bu yazıyı tökezleye tökezleye öğrenen henüz yolun başında bir öğrenci olarak yazıyorum. Lafı fazla uzatmadan biz gençler niye yaz(a)mıyoruz, yazarsak faydalarının ne olacağını inceleyelim. Bu devirdeki milliyetçi gençlerin fikir iklimini yansıtacak. Türk milliyetçiliğine merak saldığım ilk zamanlarda aklımda şu vardı: Bizden öncekiler ne düşünüyordu? Merakımı babamın üniversite yıllarından kalma kitaplarını karıştırarak, internette eski dergilerin (Orkun, Ötüken, Devlet vb.) taranmış formatlarına ulaşarak yatıştırmaya çalışmıştım. Gelecekteki meraklılar için de bugün yazdıklarımız bu işlevi görecektir....
Devamını Oku
  0 yorum

Kırık Ninni

içinden göğü çıkarınca
anlamı düşen kelimeler var ya
tutamaz kanatlarından
ölmüş bir kuşun

Devamını Oku
  0 yorum

FERYAT

ToplumHuzur

Uzun olacak bilirim okunmaz ama başka türlü olmayacak. Yazayım bari. İçim şişti.

Oturuyorum olmuyor. Kalkıyorum olmuyor. Ayağımı uzatıyorum olmuyor. Geziniyorum olmuyor. Derin nefes alıyorum yine de soluklanamıyorum. Aklım da vicdanım da almıyor olan bitenleri.

Bir şehit cenazesi sabote ediliyor. Gencecik delikanlı hayatının baharında canını vatanına feda etmiş, ardında gözü yaşlı ana, nişanlı bırakmış. Cenazesinin gördüğü muamele saygısızlığın dip noktası. Layıkıyla defnedemedik bile. 

O cenazede 70 yaşında bir İNSAN ve beraberindekiler linç girişimine uğruyor. Yaradılışı gereği daha duyarlı olmasını bekleyeceğim bir kadın çıkıp, yakın bu evi deyip taşlıyor. Bunun altında da Kk'nın alevi olması ve alevî düşmanlığı da var.

Devamını Oku
  0 yorum

Her Yanım

​Lisede son sınıf olmak hem korkutucu hem de kalp burkan bir olay aslında. Her gün bu nefret ederek giydiğimiz beyaz gömleğe, lacivert eteğe, lacivert kravata, lacivert cekete ve sade siyah ile çamurun birbirini tamamladığı ayakkabıları giyemediğimize üzüleceğiz. Çoğu insanın canı yanmıyor, hepsi gülüyor bazen bir iki yaş görünüyor o da sınav stresinden çünkü farkında değiller. Korkunç bir duygu sardı vücudumu, aylardır durmuyor. S anırsam artık "liseli" olarak görülmeyeceğimiz için bu üzüntüm üstüne bir de tek arkadaşım Sibel ile ayrılacağım yetmezmiş gibi... Herkes başka yere sürükleniyor, sınavlar birbirimize düşürüyor, sırlar ortaya çıkıyor, kin dolu sözler yüzlere çarpılıyor.&...
Devamını Oku
  0 yorum

SİYASETÇİLER NEDEN BAĞIRIR? 

Siyasetçiler neden öfke ile bağırırlar? Neden her sözlerini küfürle süslemek(!) zorundadır bu kişiler? Kendilerine karşı bir söz söylendiği anda sükûnetlerini kaybediyor bu insanlar niçin? 30 dakikalık bir konuşmaya 130 hakaret içeren söz yerleştirmek hangi ruh halinin tezahürüdür?  Oysa derdini anlatacak insanlar hemen yanı başındayken neden yüksek sesle konuşulur?  Derdimizi düşüncemizi istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de duyurabilecek ve demek istediklerimizi rahat aktarabilecekken niye avazımız çıktığı kadar boğazımızı yırtarak bağırırız?  Bir zat bu konuda şöyle der: " İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birb...
Devamını Oku
  0 yorum

YIL 2040

​ YIL 2040 Ülkemizde ikamet eden Suriyeliler ile ilgili bir araştırmaya göre ; En yoğun olarak 564 bin 189 kişiyle İstanbul'da bulunurken, onu 470 binle Şanlıurfa, 442 binle Hatay, 391 binle Gaziantep, 222 binle Adana, 208 binle Mersin, 152 binle Bursa, 130'ar binle İzmir ve Kilis ile 92 binle Mardin izliyor. 7 ildeki Suriyelilerin oranı, bu illerin toplam nüfusunda yüzde 10'u geçti. Şimdi bunda ne var demeyin. Bunun altında çok büyük sorunlar var uzun vadede. Ülkenin ekonomik yapısının nüfus yapısının kültürel yapısının hatta idari yapısının altı oyuluyor. Sağlıklı bir şekilde basmakalıp düşünceden arınmış olarak düşünün bakalım karşınıza nasıl bir manzara çıkacak ? Devletin her türlü imkan...
Devamını Oku
  0 yorum

TÜRKÇÜLER KIRIN ŞU ZİNCİRLERİ

​ KIRIN ŞU ZİNCİRLERİ "Hindistan'da filleri yetiştirmek için, onları küçücükken kalın bir zincirle bir kazığa bağlarlarmış. Tabi bu yavru filin bu zinciri koparabilmesi, kırabilmesi ya da kazığı söküp atabilmesi mümkün değildir. Küçük fil önceleri bundan kurtulmak için tüm gücüyle uğraşır, defalarca dener ama sonucu değiştiremez, özgürlüğüne kavuşamaz. Yıllar geçer, fil kocaman olur... Bağlı olduğu kazığın ve zincirin onlarca katına gücü yetebilir artık. Ama fil asla böyle bir girişimde bulunmaz." O özgür olamayacağına inanmıştır, artık kırılamayan şey, filin zinciri değil inancıdır. Çünkü fil inancını kaybetmiştir. İnancını kaybederken beraberinde mücadele azmini de kaybetmiştir. İşte bunda...
Devamını Oku
  0 yorum

EY TÜRK UYAN 2

​EY TÜRK UYAN 2 Uyku ölüm halinin şeklidir. Çok uyursan ölüden bir farkın olmaz. Uyanmak zorundasın ey Türkçü arkadaş! Bu uykunun sonu pek hayra alamet değil.  Yarınını düşünen seçimleri düşünür gelecek nesilleri düşünen ise idealleri öne çıkartır. Idealleri ölmüş bir ruh halinde yaşamanın zul sayılacağı bir dönemden geçiyoruz. Yaşadığımız bütün olumsuzluklardan kurtulmanın tek yolu TÜRKÇÜ düşüncedir.  Bugün Türk toplumunun önündeki en çetın engel Türk gibi görünüp Türk gibi düşünmeyen yaşamayan kişilerdir. Öncelikle bu çarpık hayat tarzına son vermeliyiz. Bu gün Türkiye’de Türklüğe açıktan düşmanlık yapılmaktadır. Söylemler ile eylemler farklı bir şekilde gelişmekte bir yandan mil...
Devamını Oku
  0 yorum

EY TÜRK UYAN ARTIK

​ SİZ UYANIN ARTIK "Uykunun fazlası zararlıdır, vücudu bir halden diğerine çevirir yani dirilikten yarı ölüme götürür, bu yüzden uyumanın da ölçüsü olmalıdır. ...Kişinin ömrünün çoğunu uyuyarak değil, uyanık olarak geçirmesi, hatta geceleri bile az uyuması gerektiğidir. Uykuda olanlar ölü gibidirler ve álemde olup bitenden habersiz halde yatarlar." Dolayısıyla, uyudukları sırada beraberlerinde diriliklerini taze tutmaya yarayacak, gerektiğinde kendilerini uyandıracak birilerini bulundurmaları şarttır. Bu kişi/ kişiler uykuda olanı zamanı gelince uyandırmaya yarayabilir. Uyanık olması gerekenler milliyetçiler de uyku ilacı almış gibi görünüyor. Oysa toplumun en uyanık kesimi milliyetçiler olm...
Devamını Oku
  0 yorum