tahtapod.com | Blog

DIN AFYONU ve HİPNOZ

yesilsermaye_
Sorgulama mekanizmasını daha birinci adımda körelttiği yasakladığı -günümüz din anlayışından bakılırsa- için din, afyonun insan vücuduna yaptığı etkinin aynısını yapar. Rasyonelliğini indirger insanın. Bir kere topluma indiği, tanıtıldığı anda hızla toplum içinde yayılır, toplum tarafından benimsenir ve her geçen zaman diliminde dozajı artmak durumundadır çünkü topluma yeterli gelmemeye başlar. Bu süreç inancın dogmalaşması sürecidir. Işte ne oluyorsa bu dogmalar neticesinde oluyordu. Din bu dogmalarla toplum için afyon olma özelliğini ortaya çıkarıyordu.  Indirilmiş din yerine çıkarlara kişilere makamlara göre uydurulmuş bir din anlayışı elbette afyon olma özelliğini kazanacaktır. "Sar...
Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum

UYAN MÜSLÜMAN

Uyan be müslüman. Uyan uyumak ölüme eş. Uyan etrafına bir bak. Başında takkesi herkesi kurtarıcı görme artık. İyice bak kim kiminle. İyice bak kimin oğlu kızı torunu nerede doğuyor nerenin vatandaşı olmayı seviyor. Şeriat diye yırtınanlara iyi bak. Senin namaz kılıyor ne güzel dediğin zevat nedense Suudi Arabistan'a gitmiyorlar. Onlar kafir ilan ettikleri ülkeleri seçerler yaşamak için niçin? Avusturalya Başbakanı Julya Klark diyor ki; "Ey müslümanlar niçin Suudi Arabistan veya İran'da ikamet etmiyorsun? Niçin Islâm devletini terk ettin? Kâfir olduğu söylenen memleketlere göç ediyorsun? Hürriyet adalet refah sağlık güvencesi sosyal güvenlik kanun önünde eşitlik çocuklarınızın geleceği yorum ...
Devamını Oku
  0 yorum

​HAYRET'TİN KARA'MAN VAKASI 

"iktidarlar adalet, hakkaniyet, liyakat, dürüstlük konularında hataya düşebilir, çürüme ve bozulmalar yaşayabilir, doğruluktan sapabilir. Ama düşmana (siyasi muhalefet oluyor) koz verecekse bunlardan şikayet etmek caiz değil"  Büyük fetvacı Hayret'tin Kara'man böyle buyurmus.  Halbuki biz Kuşeyrî, Risalesinde (s.62) “Yeri geldiğinde konuşmak, en güzel bir haslet olduğu gibi, zamanında susmasını bilmek de erdemli insanların özelliğidir.”sözüne yer verdikten sonra, Üstaz Ebu Ali ed-Dekkak’dan da şunları duyduğunu kaydeder: “Hakkı söylemeyen / haksızlık karşısında suskun kalan şeytandır.” İbn Kayyim de el-Cevabu’l-vafî adlı eserinde (s.136) şu ifadelere yer vermiştir: “Batıl / yanlış ...
Devamını Oku
  0 yorum

ÖRGÜTLÜ CEHALET IŞ BAŞINDA

Merkezi Suriye'de bulunan Haznevi tarikatı Gaziantep'te bir saray yapıyor. Türkiye'de "İlim ve İrfan" adlı dergi etrafında toplanan tarikatın üyelerinin ücretsiz olarak çalıştıkları inşaata kimseti yanaştırmıyorlar. Selefi örgütlerin yuvası oluyoruz! Yeni IŞİD'ler Türkiye'den çıkacak! Cehaletin bizi getirdiği nokta. Şeyh hazretleri için saray. Sorarsan şeyh hazretleri saraylara layık. Onun destekçileri için se "şükür" yeter. Bunun adı cehaletten başka bir şey değil. Cehaletin dinin yerine geçtiği bir dönem. Türkiye büyük bir bela ile karşı karşıya. Cehalet mutluluktur, huzurdur lüks yaşamdır. Ne demiş eskiler "aklı olmayanın sefası vardır." Düşünmezsin mutlu olursun. Cehalet belki seni ...
Devamını Oku
  0 yorum

FESLİ ve CÜCÜKLERİ 2

20190607_095012

Fesli ve cücükleri konusuna devam edelim.

12 Eylül öncesi bu mücahit takım kuytu köşelerde saklanırken altan alta da çalışmalarını aksatmıyordu. Özellikle medya konusunda çok sıkı çalışıyor ve gerçekten önemli bir başarı kazanıyordu. Bizler ise sokaklarda (kendimize göre) kavga veriyorduk. Hatta bu cücükler abdestli namazlı diyerek zaman zaman koruyup kolluyorduk. Ne olduysa 12 Eylül ile oldu. Onlar dışarıda bizim yiğitler içeride. Onlar artık güç kaznıyor bizimkiler işkence altına alınıyordu. Bizim kısmetinize yine acı düşmüştü. 

Devamını Oku
  0 yorum

FESLİ ve CÜCÜKLERİ

fescucuk

"Kendi gitti cücükleri kaldı yadigar."

Gaziantep'te bir imamın söylediklerini hatta daha ağır ifadeleri çok duyduk. Belli ki o zamanlar işin ciddiyetini ve boyutlarını tahmin edemedik.

Peki bu mesele bugünün meselesi mi? Türklük ve Atatürk düşmanlığı bu insanların dna'larına işlemiş. Aslında varlıkları da bu düşmanlığı körüklemeye bağlı.

Peki bu insanlar bugünlere nasıl geldi?

Bu insanlar bilerek veya bilmeyerek bir projenin ürünleri olarak piyasaya sürülmeleri çok yeni değil aslında. 

Devamını Oku
  0 yorum

Kizum Ateynis Oldi!

DİKKAT: Öyküde adı geçen karakterlerin gerçek hayatta bir karşılığı yoktur! Bugün sabah 9.00'da başlayıp 15.10 geçe tamamladığım, çok mu çok uzun bu öyküyü sabredip zaman ayırıp okuyacak olanlara şimdiden teşekkür ederim..! ..... Zeliha günden güne değişti. Daha 17'sinde olmasına rağmen köklü değişim adeta bütün hücrelerine değin işledi. Dünkü değerlerini bir bir kenara itip okuduğu sosyalizm içerikli kitapların, dindar hükümet sisteminin yanlış politikaları; cemaat ve tarikatların kıstırıcı, boğucu, samimiyetsiz atakları, ülkenin siyasetine burnunu sokan idari serzenişleri yüzünden kendince doğru bildiği yöne doğru hızlı adımlar atmaya başladı. Her yirmi dört saatte bir farklılaşan beynine ...
Devamını Oku
  0 yorum

​İSLAMİLİK ENDEKSİ VE TÜRKİYE 

Amerika Birleşik Devletleri'nde İran asıllı akademisyen Hüseyin Askari'nin kurduğu İslamilik Vakfı tarafından 2015 yılından beri bir çalışma yürütülüyor. Bu çalışma ile devletlerin İslami esaslara göre işleyişi ele alınıyor. Bu yıl yapılan araştırmada Türkiye hiç de iç açıcı olmayan bir noktadır.  Türkiye bir önceki yıla göre 14 sıra birden düşerek 153 ülke arasından 95. sıradadır. Peki İslamilik Endeksi nasıl hesaplanıyor? İslamilik Endeksi, devlet yönetimindeki uygulamaların İslami değerlerle uygun olup olmadığını inceliyor. Çalışmayı yürüten araştırmacılar, endeksi sadece nüfusunun büyük kısmı Müslüman olan ülkelerle sınırlı tutmuyor. (Hristiyan ülkeler de bu çalışmanın içerisin...
Devamını Oku
  0 yorum

MANKURTLAŞMA

Cengiz Aymatov'dan: "Juan-Juan adlı barbar bir toplum, tutsak ettiği kişileri işe yarar köleler haline getirmek için belleklerini silerek "mankurt" haline getirirmiş !... Bir insanı "mankurt" yapmak istediklerinde bak ne yaparlar: - Tutsak kişinin saçları iyice kazınır, - Kafasına devenin boyun derisi gerdirilerek geçirilir, - Tutsak başını yerlere vurmasın diye bir kütüğe bağlanır, - Yürek parçalayan çığlıkları duyulmasın diye elleri ayakları bağlı olarak ıssız bir yerde sıcak güneş altında dört beş gün aç susuz bırakılır, - Sıcağın etkisiyle deve derisi büzülür ve bir mengene gibi kafayı sıkıştırır, - Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlar yeniden uzam...
Devamını Oku
  0 yorum

BAHARI BULANA KADAR

kayipnesil

Kanımca 1 Mayıs işçiyi, onun emek ve alınterini sömürü düzenine karşı korumak isteyenler ve onlara "gomünist, anarşik" diyenlerin ironik handikapıdır. Neticede o topraklar,

'işçi köylü hep hazırız, bozuk düzene karşı, 
halk savaşı vereceğiz emperyalizme karşı'

diyen Deniz'i, anarşik diye ispiyonlayan topraklardır... Kavram kargaşası içinde, boğulup giden, toplum mühendisliği kobayı bu ziyan halk, "din elden gidiyorcuların" galeyanına gelip, aman gavur olmayalım diyerek amerikan kapitalizminin ve yayılmacılığının dayatması 'sağ'a dinamo olmayı tercih etmiştir. Sahi sağ, ülkemizde amerikan emperyalizmine emniyet subabı olmaktan gayrı ne yapmıştır? 

Ben pek bişey bulamadım okuduğum kitaplarda... 6.filo secdecilerine sormak lazım bir de.

Devamını Oku
  0 yorum