tahtapod.com | Blog

OSMANLI TORUNU

​ İslam adına, ümmet adına veya Osmanlı adına olsun hiç fark etmez, Atatürk'e düşman olan kim varsa bilin ki, aslında Türk'e düşmandır. Tabiatı gereği Türk'e düşman olanlar düşmana "dost" tur. Çünkü bunların ya akıllarında, bilgi dağarcıklarında bir sorun vardır ya da mayalarında bir karışıklık. Öyle ki, damat Ferit'in Osmanlısında Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlıkları da yapmış olan İngiliz mandacısı ve milli mücadele düşmanı gazeteci Ali kemal'in torununun İngiltere Başbakanı oluşuyla bile övünenlerimiz var. Ne olduğunu, ne anlama geldiğini bilmedikleri bir Osmanlılık damarımız, Osmanlı torunluğu damarları anında kabarıyor. Türk ile Türklük ile ve Müslümanlık ile hiç  ilgisi olma...
Devamını Oku
  0 yorum

1931 SOVYET SALDIRISI IŞIĞI ALTINDA ATATÜRK DÖNEMİ TÜRK-SOVYET İLİŞKİLERİNE FARKLI BİR BAKIŞ

"Bolşevik'lerin ve Bolşevizm'in ne olduğunu anlamadınız. Bolşevik'lerin Anadolu'ya girdikleri gün, malik olduğumuz mutluluk Moskova'ya aktarılacak ve biz, çıplak bir halk olarak kalacağız. Azerbaycan'ın başına gelenlere bakınız." 1 MUSTAFÂ KEMÂL PAŞA (FO 371/6525/E 8990: Başkomutandan Savaş Bakanlığı'na kapalı tel yazısı no.719, İstanbul, 5.8.1921.) " Gerçekte Mustafa Kemal, Bolşevik ilkelerinden nefret ediyor, ama duygularını gizlemeye çalışıyor." 2 (87) İbid.: belge no. E 12803; kaynak: HC / 1360. (24 Eylül 1920 târihli İngiliz istihbarat raporu) Genelde Atatürk döneminde Türkiye ile Sovyetler Birliği'nin ilişkilerinin iyi olduğuna dâir iddiâlar vardır. Gerçi uzaktan görünüş buna uygun ols...
Devamını Oku
  0 yorum

İslam Öncesi Türklerde ”Töre”nin Yeri ve Önemi

1

Türkler Tarih boyunca her zaman devlet teşkilatlanmasındaki yetenekleriyle ön plana çıkmışlardır ve tarihin her döneminde büyük devletler kurmuşlardır. Bu yüzden ''Tarihten Türkleri çıkarırsak geriye anlatacak bir şey kalmaz'' sözü hamasi bir söz değil tarihi bir gerçekliktir.

Türklerin savaşçılık kabiliyetleri dışında devletçilikte çok yetenekli olmasının en büyük nedenlerinden biri törelerine sahip çıkmalarıdır. Türk'ün devlet teşkilatlanmasındaki gücü töresinden gelir. Töre, Türklerin her zaman güç aldıkları sağlam kaynak olmuştur.

Peki ''Töre'' ne demektir?

Devamını Oku
  0 yorum

ERMENİLER TARAFINDAN ŞEHİT EDİLEN İKİ KAHRAMAN İTTİHATÇI: CEMAL AZMİ BEY VE DR. BAHAEDDİN ŞAKİR BEY

ittihatci01
ERMENİLERİN İNTİKAM HAREKETİ: NEMESİS OPERASYONU Birinci Cihan Harbi yılları, Osmanlı İmparatorluğu için (özellikle Doğu bölgelerinde) en karmaşık ve hareketli olaylarının yaşandığı yıllar olmuştur. Özellikle bölgede yaşayan Ermeniler 19.yüzyılın ortalarından itibaren isyan ve başkaldırı hareketlerine başlamışlardır. Devrimci faaliyetleri amaç edinen ilk siyasi yapılanma 1885 yılında Van'da Mıgırdıç Portakalyan'ın öğrencileri tarafından kurulan Armenakan adında bir cemiyettir. Bununla birlikte 1886 yılında Avedis Nazarbeg tarafından İsviçre'de kurulan "Hınçak Komitesi" ve 1890 yılında Tiflis'te temeli atılan "Taşnaksutyun (Ermeni İhtilal Cemiyetleri Federasyonu)" gibi Ermenistan'ın bağımsızl...
Devamını Oku
  0 yorum

20. Yüzyılın En Büyük Casusu: Çiçero

Savaşların kaderini her zaman istihbarat faaliyetleri belirler ve İstihbaratçılar, tarihin her zaman gizli kahramanları olmuşlardır. Birinci ve ikinci Dünya savaşlarındaki İstihbarat faaliyetleri ve İstihbaratçıların hayatları günümüze kadar toplumun ilgisini çeken konular olmuş, istihbaratçılar hakkında kitaplar yazılmış, filmler çekilmiştir. Bu yazımda sizlere hakkında birçok kitap yazılan, filmler çekilen bir istihbaratçının hayatını anlatacağım. Dünyaca tanınan ismiyle "Çiçero" Gerçek ismi Elyesa Bazna ( İlyas Bazna) İlyas Bazna, İkinci Dünya savaşında İngilizlerin Ankara büyükelçiliğinden gizli bilgileri Nazilere para karşılığında satarak savaşın kaderini değiştiren, profesyonel olmayan...
Devamını Oku
  0 yorum

BIÇAK SIRTI BİR MUAFİYET

​ Denildiğine göre Cumhurbaşkanına, olağan üstü hal, savaş veya barış zamanlarında istediği kişileri askerlikten muaf tutma yetkisi verilmiş. *** İddia konusu kanun maddesi aynen şöyle: "Özel durumlarda muafiyet ve erteleme MADDE 45-(1) İki ülkenin birinde yapılan askerlik hizmetinin sayılmasına dair ikili anlaşmalar kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulacak ya da ertelenecek yükümlülerin işlemleri anlaşma hükümlerine göre yürütülür. Yapılan anlaşmalar kapsamında uygulanacak muafiyet ve ertelemeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. (2) Barışta, olağan üstü hal ve seferberlik hallerinde veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda ...
Devamını Oku
  0 yorum

Laçın'a, Şuşa'ya, Kırım'a, Mikail Müşfig'e ve Hafızamıza Dair

"Kapıya kölge düştü Ele bildim yar geldi" Bugün 18 Mayıs 2019, hem 1944 Kırım-Tatar sürgününün hem de Laçın'ın işgalinin yıldönümü. İki Türk yurdu, Kırım ve Karabağ, hatıralarımızda el ele vererek kalbimize hüzünle düşüyor bugün. Mikail Müşfig, 1994 Kırım-Tatar sürgünü ve cinayeti sebebiyle nefretle hatırladığımız Stalin canisinin henüz otuzuncu doğum gününü göremeden şehit ettiği dev bir şairdi. Her şiiri bambaşka duygularla bezelidir lakin bugün, Laçın'ın işgal yıldönümünde aklımız onun Gece Düşüncesi isimli fevkalade şiiriyle doluyor. Müşfig, bu şiirinde, "Ay Laçın" ağıdına duygulu bir atıfta bulunmuştu: "Her ulduz bir sarı gül Yarı gönçe, yarı gül" 1900'lerin başında büyük katliamlar yaş...
Devamını Oku
  0 yorum

Son İttihatçılar: On Dörtler

_20190428_112812

 Son yazımı yazdığım tarihten (15.04.2019) bu yazımı yazdığım tarihe kadar geçen kısacık zaman dilimi içerisinde toplumumuzda yine akıl sır erdirilemeyecek aralıksız olaylar yaşandı. Şüphesiz bu olaylar arasında en önemlisi ve üzerinde durulması gereken ülkemize yasadışı yollarla giren -ki önüne gelen girmektedir- 8 yabancı uyruklu mahluğun, 5 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz etmesidir. Bununla birlikte metrobüste yaşanan taciz olayı yine toplumun büyük tepkisini çekmiştir. Yine bir büyükşehirimizde bir "baba" başlık parası karşılığı öz kızını 'evliliğe' zorlamaktan çekinmemiştir. Oysa bazı Pollyannalar, biz bu sorunlardan bahsettiğimizde bunların yeşilçam filmlerinde kaldığını iddia ediyordu. Bu kısa zaman içerisinde ülkemizde duyduğumuz duymadığımız daha ne kadar suç işlenmiştir, Tanrı bilir.

Devamını Oku
  0 yorum

İttihatçılık Fikrinin Oluşumuna Dair-1

Bu Metin İttihat ve Terakki Üyelerinin Ortak Kararıyla Yazılmıştır. Öncelikle İttihat ve Terakki'nin kuruluşundan itibaren farklı siyasi ideolojileri ve dini görüşleri benimsediğini en başından belirtmek gereklidir. Diyebiliriz ki, İttihat ve Terakki, fikir olarak kesinlikle monolitik bir örgüt değildir. Bununla beraber, oldukça makyavelist bir yapılanmaya sahip olup, bütün yaptıklarıyla da bunu desteklemektedir.  İttihat ve Terakki, kuruluş nizamnamesinin gerektirdiği gibi bütün Osmanlıların cemiyetidir. Nizamnameyi oluşturan Ahmed Rıza'nın pozitivist bir aydın olduğu göz önünde bulundurulursa, cemiyetin de ilk olarak herhangi bir ideolojide seyrettiğini söylemek güç olacaktır. Ay...
Devamını Oku

Telif Hakkı

© İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisine aittir.

  0 yorum

Pollyanna ve Schopenhauer

kitle-psikolojis_20190415-160758_1
İnsan, yeryüzüne yayılmış canlı çeşitliliğinin bir parçası olsa da diğer canlı türlerinden farklı olarak bazı yetilere sahiptir. Bu yetiler, insan beyninin gelişiminden kaynaklanır ve onun işlevlerindendir. Buna adlandırma olarak akıl diyoruz. Yani insanı insan kılan yetiler, her canlıda bulunan dürtü ve duygu yetisiyle birlikte akıl yetisidir. İnsanın bu özgünlüğü, insanlık tarihi boyunca insan eylemlerinin, çelişkilerinin, çatışmalarının ve gelişimlerinin temel nedenidir. İnsan yaşamı da içten içe bu üç yetinin mücadelesidir. Bu üç yetinden biri eğer insan bedeninde egemen olursa insan olağan yaşamından sapmaktadır. Örneğin, dürtü yetisi insan yaşamında ana eylemleyici olursa -ki, günümüz ...
Devamını Oku
  0 yorum